Ana Sayfa Bebek Bebek Sağlığı ve Hastalıkları Kalça Displazisi Ve Kalça Çıkığı

Kalça Displazisi Ve Kalça Çıkığı

Kalça displazisi ve kalça çıkığı, kalça ekleminin doğuştan gelen bir deformitesidir. Eklem, femur başı (uyluk kemiği üzerinde) ve asetabulumdan (pelvisin bir kısmı) oluşur. Displazide yuvanın olgunlaşma bozukluğu varken, çıkık durumunda femur başı yuvaya doğru şekilde yerleştirilmemiştir. Kalça displazisi ve çıkığı coğrafi bölge veya etnik gruba göre değişiklik gösterir. Son on yılda hastalıkta genel bir azalma olmuştur. Tarihsel çalışmalar Orta Avrupa için displazi oranlarının yaklaşık yüzde iki ila dört ve dislokasyon oranlarının yaklaşık yüzde 0.5 ila bir olduğunu göstermektedir. Tüm dünyada kızların kalça displazisi veya çıkığından etkilenme olasılığı erkeklerden dört kat daha fazladır.

Kalça displazisi ve kalça çıkığı nedenleri

Kalça displazisi ve çıkığının gelişmesinde genetik, mekanik veya hormonal gibi birçok faktör rol oynar. Risk faktörleri arasında yakın bir akrabanın etkilenip etkilenmediği, başka bir iskelet anormalliğinin varlığı, kadın cinsiyeti ve yenidoğanda displaziyi veya dislokasyonu teşvik edebilecek hamilelikle ilgili çeşitli faktörler bulunur. Bunlar arasında çocuğun kalça veya makat pozisyonu, amniyotik sıvı eksikliği ve ilk doğum yer alır.

Belirtiler ve seyir

Yenidoğanlarda veya bebeklerde olası belirtiler, kalça ekleminin tıkanması veya inhibisyonu, bacak uzunluğunda bir farklılık, muhtemelen diğer iskelet malformasyonları, anormal stabilite testleri ve bacaklarda hareket eksikliği veya asimetrik hareketlerdir. Gluteal ve uyluk kıvrımlarının asimetrisi de bir gösterge olabilir, ancak kesin değildir.

Eklem soketinin olgunlaşma bozukluğu veya iki taraflı kalça çıkığı, bebeğin klinik muayenesinde bile göz ardı edilebilir. Ergenlik döneminde veya genç yetişkinlikte anormal yürüyüş veya kalça eklemi problemleri daha sonra hastayı doktora götürür.

Tedavi edilmezse kalça displazisi erken eklem aşınmasına sebep olur.

Teşhis

Teşhis, kalça eklemlerinin ultrason muayenesinin (bebek sonografisi) bir parçası olarak konur. Bu bebeklerde mümkündür çünkü femur başı kıkırdaktan oluşur ve henüz kemik değildir. Ultrasonik dalgalar, kıkırdaklı femur başına nüfuz edebilir ve arkasındaki asetabulum değerlendirilebilir. Kalça ultrason muayenesi, U3 muayenesinin bir parçası olarak (yaşamın dördüncü ila beşinci haftasında) rutin olarak yapılır. Risk faktörleri biliniyorsa, doğum klinikleri bazen bu muayeneyi daha erken yapar. Kalça taraması 1980’lerin başında Prof. Reinhard Graf tarafından geliştirilen kriterlere göre yapılmaktadır. Burada kalça ekleminin görünümü değerlendirilir. Kalça displazisinin veya çıkığının tercih edilen yöntem olup olmadığını belirlemek için bir röntgen çekilmesi gerekir.

Tedavi

Tedavi, çocuğun yaşına ve bulguların ciddiyetine bağlıdır. Temelde konservatif yani ameliyatsız tedavi seçenekleri ve operasyonları vardır.

Konservatif tedavi

Burada olgunlaşma tedavisi, azaltma ve tutma arasında bir ayrım yapılır. Femur başı yuva içindeyse olgunlaşma tedavisi gereklidir, ancak yuva yaşa uygun değildir. Tanımlanmış kalça fleksiyonu ve yayılmasındaki tedavi asetabulumun olgunlaşmasına neden olur. Bernau tarafından geliştirilen Tübingen rayı genellikle bunun için kullanılır. Femur başı yuvada değilse, öncelikle küçültme yöntemleri gereklidir.

Femur başı eklem yuvasına ortalanır, retansiyon belirtilir. Femur başı, sabit bir eklem durumu oluşabilmesi için atel veya alçı tedavisi ile yuvada tutulur. En yaygın yöntem yağlı beyaz alçıdır. Bu, oturma / çömelme pozisyonunda bir pelvik ve bacak alçısıdır. Alçının avantajı kalça eklemlerini optimum pozisyonda tutması ve ebeveynler tarafından çıkarılamamasıdır. Alçı işleminin ardından, durumu daha da olgunlaştırmak ve stabilize etmek için bir splint tedavisi gerekir.

Operatif tedavi

Konservatif önlemler, merkezlenmiş ve olgun bir kalça eklemi oluşturmada başarılı olmazsa, bir operasyon gereklidir. Burada da çocuğun yaşına ve başlangıç ​​durumuna göre farklı yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemlerin birbiriyle birleştirilmesi de gerekebilir.

Kalça çıkığı durumunda femur başı yuvada değilse, açık bir ayar yapılmalıdır (femur başının cerrahi olarak redüksiyonu görülüyor). Femur başının yuvada ayarlanmasını engelleyen redüksiyonun önündeki tüm engeller kaldırılır. Ayrıca genişlemiş eklem kapsülünün toplanması ve bazı kasların uzatılması gerekir. Femur başı yuvadan uzaksa, femur da kısalır.

Femur başının çatısını iyileştirmek için, kalça çukuru bölgesinde, yani pelvis bölgesinde bir düzeltme yapılmalıdır. Kalça displazisi veya kalça çıkığı durumunda, yuva daha diktir ve bazı durumlarda normal olarak gelişmiş bir kalça ekleminden daha kısadır. 

Eklemleri iyileştirmek için cerrahi önlemler sadece yukarıda belirtildiği gibi pelvik tarafta değil, aynı zamanda uyluk kemiğinde de mümkündür. Bu kemik kalça eklemine yakın kesilerek istenen düzeltme elde edilebilir. Belirgin şikayetlerle bağlantılı olarak kalça ekleminde halihazırda aşınma ve yıpranma varsa, genç yetişkinlikte bile kalça eklemi endoprotezi gerekebilir.

Tedavi edilen her kalçanın, büyüme tamamlanıncaya kadar düzenli aralıklarla X-ışını ile kontrol edilmesi önemlidir, çünkü bazı durumlarda bulgular tekrar bozulabilir.

SON OKUNANLAR

GÜNCEL BİLGİLER

Doğum Sonrası Adet Düzensizliği

Çocuklarda Dil ve Konuşma Terapisi

Bebeğin İlk Saç Kesimi?

Yerleşme Kanaması Nedir? Ne Zaman Olur?

Hamilelikte Radyasyon Riskleri

Çocukluk Çağı Konuşma Bozukluğu (Apraksi)

Otizmde Erken Tanı

21,256BeğenenlerBeğen
118,276TakipçilerTakip Et